|
Doğa Derneği
Suyun Gizli Mesajı, uluslar arası üne sahip Japon araştırmacı Masaru Emoto’nun bütün dünyada büyük yankı uyandıran su kristalleri fotoğraflarını içeren sıradışı kitabı. Su moleküllerinin düşüncelerimizden, duygularımızdan kullandığımız kelimelerden etkilendiğini bulgulayan Dr. Emoto, suyun, söylenen sözlere, hissedilen duygulara, gösterilen görüntülere ve dinletilen müziğe göre nasıl bir değişim gösterdiğini birbirinden muhteşem su kristali fotoğraflarıyla gözler önüne seriyor. Hem dünyamız hem de bizler büyük ölçüde sudan oluştuğumuz için suyun mesajı hepimizin bireysel sağlığı, doğanın yenilenmesi ve dünya barışı açısından muazzam bir önem taşıyor.
Depremden hemen önce ve hemen sonra yer altı sularından aldığımız numunelerdeki kristal oluşumlarını inceleyen Dr. Emoto, bu verilerin biriktirilmesi durumunda, su kristali teknolojisinin depremleri önceden tespit etmekte kullanılabileceğini de ortaya koyuyor.
Yüzyıllar boyunca, insanlık, yeryüzünden sürekli çaldı ve her seferinde geride çok daha kirli bir dünya bıraktı. Ama şimdi su bizimle konuşuyor; su kristalleri aracılığıyla, bilmemiz gerekenleri bize söylüyor. Bugünden itibaren yepyeni bir tarih biçimlendirmeliyiz. Su, kendimize nasıl bir yön belirlediğimizi büyük bir dikkatle izliyor ve kayda geçiriyor.
Hiçbir kar kristali bir diğerinin aynısı değildir" sözünden yola çıkarak su kristallerini incelemeye karar verdiğini söyledi Emoto, ve son derece hassas bir mikroskop kiralayarak buzluktaki donmuş buz kristallerinin fotoğraflarını çekmekle işe başladığını belirtti.
Bu çalışmalar sırasında 50 değişik su numunesini, -20 derecede üç saat boyunca derin dondurucuda dondurduktan sonra buz damlaları elde ettiğini belirten Emoto, iki ay süren deneyler ve zorlu çalışmalarından sonra ilk fotoğrafı elde ettiğini ifade etti. "Elbette asla elli benzer kristal elde edemezsiniz. Kimi zaman tek bir kristalin bile biçimlenmediği de olur. Kristal oluşumunun grafik eğrisini çıkardığımızda farklı su numunelerinin farklı kristaller biçimlendirdiğini fark etmiştik. Bazı sulardan aldığımız kristaller, gözle görülür biçimde benzerlik gösteriyordu. Bazı sulardan elde ettiğimiz kristallerse deformasyona uğramış halde oluyordu, bazıları da hiçbir zaman kristal formu almıyordu.
Yayınevi : Kuraldışı
Çeviren : Yonca Hancıoğlu
İstanbul, 2005, 14 x 20 cm, 142 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.
ISBN No: 9752750567