Su Bilgi ve Yaşam
Su Bilgi ve Yaşam Kapısı Su bilgi ve Yaşam

Bültenlerimiz için lütfen eposta adresinizi yazınız.

SU HAKKINDA Genel Bilgiler


  • - Tanımı
  • - Sınıflandırma
  • - Özellikler (sertlik, mineraller)
  • - Kalite
  • - Etiketleme
  • - Ambalajlama
  • - TS 266 Yönetmelik : İnsani Tüketim Amaçlı Sular

  • - Tanımı
    İngilizce : water
    Osmanlıca : ab, ma
    Almanca : Wasser
    Francsızca: eau

    * H2O; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Damıtma, iyon değiştirme, klorlama ve süzme ile arıtılabilen, süspansiyon yapıcı, çözücü, endüstriyel soğutucu, nükleer reaktörlerde yavaşlatıcı ve fizyolojik bakımdan besleyici olarak, ayrıca güç kaynağı, su buharı üretimi, kağıt kaplama, süzme, yıkama, ovalamada çok kullanılan, renksiz, kokusuz, tatsız ve dünyada en bol bulunan bir sıvı madde. Kimya Terimleri Sözlüğü, BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü 1981

    * Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde. Güncel Türkçe Sözlük


    SU ve YAŞAM


    * Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir. Canlıların kütlelerinin % 65 ile % 95’i sudan oluşur. Suyun kimyasal özellikleri dünya üzerindeki canlı yaşamının sürekliliğinde büyük rol oynar. Su, canlıların yaşaması için hayati bir öneme sahiptir. Canlılık için gereken tüm fiziksel olaylar hep suyun özellikleri ile gerçekleşebilmektedir, bu nedenle biyologlar suya "yaşam sıvısı" adını vermişlerdir. Su, hücre metabolizmasının temelinde yer alan biyolojik katalizörlerin, yani enzimlerin çalışması içinde olmazsa olmaz bileşenlerdendir. Hücre içinde su konsantrasyonu-nun % 15'in altına düştüğü durumlarda enzimlerin çalışmadığı kabul edilir. Bu özelliklerinin yanı sıra, suyun kimyasal yapısı gereği su moleküllerinin diğer moleküllerle ve kendi aralarındaki etkileşimleri de suya canlı yaşamı açısından önem katar. Kimyasal olarak bir maddenin kendi molekülleri arasında ilişki kurması kohezyon, yabancı moleküllerle ilişki kurması adhezyon olarak adlandırılır. Suyun kohezyon ve adhezyon yetenekleri, suyun belirli kılcal yapılar içinde kopmadan yükselmesine ve taşınmasına yardımcı olur. Bu da bitkilerin karada yaşamlarını sürdürmeleri açısından önem arz eder.
    Pek çok maddenin organizmaya alınabilmesi suda çözünebilmesine bağlıdır. Örneğin, solunum için gerekli olan O2’nin vücuda alınabilmesi için suda çözünmesi gerekir. Bu nedenle tüm solunum yüzeyleri nemlidir.
    Bilinen tüm sıvılar ısıları düştükçe hacim kaybeder. Hacim azalınca yoğunluk artar ve böylece soğuk olan kısımlar daha ağır hale gelir. Bu yüzden maddelerin katı halleri, sıvı hallerine göre daha ağırdır. Ama suyun hacmi, bilinen tüm sıvıların aksine, belirli bir sıcaklığa (+4°C’ye) düşene kadar azalır, daha sonra tekrar artmaya başlar. Donduğunda ise hacmi sıvı hale göre daha fazladır. Bu nedenle suyun katı hali, sıvı halinden daha hafiftir. Bu yüzden buz, suyun dibine batmayıp su üstünde yüzer. Suyun bu özelliği yaşamın kış aylarında ya da her zaman soğuk olan bölgelerde sudaki yaşamın devam etmesine olanak tanır. Deniz, nehir ve göllerin üst kısmı donar, buz üst kısımda kaldığı için su içindeki canlılar yaşamlarını sürdürmeye devam edebilirler.
    Suyun ısıyı iletebilme yeteneği bilinen diğer herhangi bir sıvıdan en az dört kat daha yüksektir. Buzun ve karın ise ısı iletkenlikleri düşüktür. Buz, havadaki soğuğu, altındaki su tabakasına çok az iletir. Böylece dışarıdaki hava -50°C’yi bulsa bile, denizin üstündeki buz tabakası 1-2 metreyi geçmez. Foklar, penguenler ve diğer kutup hayvanları, bu sayede denizin üstündeki buzu delip alttaki suya ulaşabilirler.
    Suyun ısı tutma kapasitesinin diğer sıvılara göre çok yüksektir. Bu durum denizlerin karalara göre daha geç ısınıp daha geç soğumalarını sağlar. Bu nedenle gece-gündüz arasındaki sıcaklık kurak ortamlarda 40 - 50 °C’ye kadar çıkarken, denizlerde en fazla birkaç derecelik bir sıcaklık farkı olur. devamı...Su ve Yaşam


    Su Döngüsü
    Su yerkürede değişik hallerde bulunur: su buharı, (bulutlar), su (denizler, göller), buz (kar, dolu, buzullar) gibi. Su sürekli olarak su döngüsü olarak bilinen döngü içinde değişik fiziksel hallere dönüşür.


    Share




    Illustration by John M. Evans, USGS. Çeviri: DSi Genel Müdürlüğü
    Su, küçük miktarlarda çıplak gözle bakıldığında renksizdir. Dünya üzerinde farklı şekillerde bol miktarda bulunur. Birleşmiş Milletler Çevre Programı, Dünya'da 1.400 milyon km³ su olduğunu söylemektedir. Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Suyun dünya için önemi.
    Yağışın insanlık ve tarım için öneminden dolayı, değişik biçimlerine farklı isimler verilmiştir: çoğu ülkede genel ismi yağmur'dur, dolu, kar, sis ve çiy diğer örneklerdir. Uygun şartlar oluştuğunda, havadaki su damlacıkları güneş ışığını kırarak, gökkuşağı oluştururlar.
    Temel olarak, su akışı, nehirler ve tarım için su ihtiyacı gibi, insanlık tarihinde büyük roller oynamıştır. Nehirler ve denizler, ticaret ve ulaşım için elverişli yollar sunmuştur. Su akışı, erozyon etkisi ile çevrenin şekillenmesinde büyük roller oynayarak, vadiler ve deltalar oluşmasını sağlamış ve insanların yerleşimine uygun arazi ve alanlar meydana getirmiştir.
    Su aynı zamanda zemine nüfuz ederek, yer altına doğru iner. Bu yeraltı suları daha sonra tekrar yüzeye çıkarak doğal kaynaklar, sıcak su kaynakları ve gayzerler oluşturur. Yeraltı suları, aynı zamanda ambalajlanarak maden suyu olarak satılmaktadır.
    Su, kendi içinde farklı maddelerin koku ve tadlarını barındırabilir. Bu nedenle, insan ve hayvanların, suyun içilebilirliğini anlamak için duyuları gelişmiştir. Hayvanlar genel olarak, tuzlu deniz suyunun ve bataklık suyunun tadından hoşlanmaz, dağlardan veya yeraltından gelen saf kaynak sularını ararlar.
    Kaynak suyu veya mineral su diye bilinen tat, aslında suyun içinde çözülmüş olan minerallerin tadıdır. Saf su (H2O), tatsızdır. Bu yüzden, kaynak veya mineral suyunun saflığı diye bilinen şey, suyun içinde zararlı (toksik) maddeler, kir, toz veya mikrobik organizmalar olmadığını belirtir. Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Uygarlığa etkisi
    Su medeniyetin başlamasında birincil faktördür. Öyle ki günümüzden 6.000 yıl önce Sümerler, Mezopotamyada Fırat ve Dicle nehirlerinden faydalanarak ilk sulu tarımı yapmışlar ve uygarlığı başlatmışlardır. Aynı şekilde Mısırlılar da Nil sayesinde birçok alanda gelişme göstermişlerdir. Denize kıyısı olan büyük göl ve nehirlere sahip kentler gelişirken, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi suyun az bulunduğu yerler ise kalkınamamıştır. ayrıca bakınız...Ansiklopedik Bilgi


    Google Grupları
    E-posta: Bu grubu ziyaret et
    Su Bilgi ve Yaşam
    Flag Counter