Su Bilgi ve Yaşam
Su Bilgi ve Yaşam Kapısı Su bilgi ve Yaşam

Bültenlerimizi almak isterseniz E-posta adresinizi yazınız.

Bizi Takip Edin


Doğal Alanlar Yaşam Alanlarımızdır, Dünya Mirasıdır ve Bizlere Emanettir



Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ


Uluabat Gölü gibi doğal sulak alanlarımız;jeolojik-hidrolojik yapılarıyla, havza elamanlarıyla,doğal oluşumlarındaki bitki ve hayvan türleri ile yaşadığımız dünyanın ekolojik zenginliklerini,tüm canlıların yaşam kaynaklarını ve canlı türlerinin sürekliliğini oluştururlar.Canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için, ekolojik döngüyle yaşadıkları ortamdan madde alıp vermek zorundadırlar.İşte bu maddelerin kaynağı Uluabat Gölü gibi doğal alanlarımızdır.Bu alanlarımız insan etkinlikleriyle giderek yok edilmektedir. Uluabat Gölü’nün Marmara Deniziyle buluşturulması Uluabat Gölü’nün yok edilip, gölün su deposuna dönüşmesine neden olunacaktır.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, bölgeyi turizme açmak ve bölge ekonomisinin turizmle kalkınmasını sağlamak amacıyla Uluabat Gölü'nün, Marmara Denizi'ne bağlanarak Nil Nehri'nde olduğu gibi tekne turlarına açılması planlayan proje başlattı. Bursa- Nilüfer Belediyesi Kent Konseyi Bilim Danışmanı olan SDÜ Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr.Erol KESİCİ böyle bir projenin milyonlarca yıllık geçmişi olan doğal tatlı su göllerimizden olan Uluabat Gölü’nün yok olmasına neden olacağını belirtti.




Uluabat Gölü’nü Denizle Buluşturmak, Doğal Gölün Sonunu Hazırlayacaktır

Uluabat Gölü günümüzden yaklaşık 5 milyon yıl öncesi üçüncü jeolojik çağın (Tersiyer-Pilyosen) son döneminden günümüze kadar gelmiştir, onların yaşam süreçlerini ve sağlıklarını belirleyen en önemli etkenin kendi doğal yapıları ve dış çevre koşullarıdır. Doğal göllerin çanak yapılarının değiştirilmemesinin ve tatlı olan sularının deniz suyuyla karışmasının, gölün canlı yapısının yok edilmesidir, kısacası gölün ölümüdür.

Uluabat Gölü’nü Denizle Buluşturmak, Yaşam Kaynaklarımızı Yok Etmektir

Uluabat Gölü doğal ortam özelliği ve havzasındaki canlı türlerinin çok zengin olması nedeniyle dünyada 40 göle verilen “Yaşayan Göl” unvanına sahip tek gölümüzdür.Uluabat Gölü doğal özelliği nedeniyle çok çeşitli ve sayıda kuşların üreme,barınma ve yaşam alanını oluşturduğundan gölün doğal yapısının koruma altına alınacağına söz verdiğimiz için, uluslar arası Ramsar Alanı olarak ilan edilmiştir. Bizim yapmamız gereken son elli yıldır atık deposuna dönüştürülen gölün kirletilmemesi için radikal önlemleri almaktır.Doğal göllerin doğal yapılarına müdahale edilmedikçe su taşkınlarının olması söz konusu değildir,çünkü sulak alanlarımız su taşkınlarını,selleri önleyen en önemli alanlardır, yeter ki göle ulaşan derelerin çayların yataklarına müdahale etmeyelim. Uluabat Gölü ile ilgili bu karar için tekrar düşünülmelidir, gölün deniz seviyesinden olan yüksekliği 8 m.dir,açılacak kanalların, taşkınların oluşturacağı etkiler iyi hesaplanmalıdır.Uluabat Gölü’nden şimdiye kadar ekonomi öne sürülerek hep alınmış,göle korunmasıyla ilgili hiçbir şey verilmemiştir.Gölü çöp deposuna dönüştüren tarım-sanayi atıklarından sonra,gölün daha çok para için marinaya dönüştürülmemesi gerekir. Uluabat Gölü’nü Marmara Deniziyle buluşturarak oraya gelecek yatlarla, orada oluşturulacak rekreasyon alanlarıyla gölün su yapısını bozarak ve kirlilik yükünü daha da artıracaktır. Deniz suyunun etkisi gölün ekolojisini tamamen değiştirecek ve göl Uluabat su birikintisine dönüştürecektir.


100 Soruda Çevre ve Çevre Sorunları
Yakın Yaşam

Ekonomi -Ekoloji Uyum İçerinde Olmalıdır

Eğirdir; Burdur, Beyşehir, Uluabat vb doğal göllerimize uluslar arası öneme sahip dünya miraslarımız unvanları veriliyorsa, bunun tek nedeni doğal olmalarındandır. Bu göllerimiz çevrelerindeki güzellikleri ve bereketi oluşturmuşlardır. İlinizi ilçenizi, köyünüzü bir başka yere taşıyabilirsiniz ve boş alanlarda yeniden yerleşim alanına dönüştürüp kentler kurabilirsiniz fakat yeni bir Eğirdir Gölü, Beyşehir Gölü, Ulubat Gölü oluşturamazsınız.Çünkü onlar milyonlarca yıldan bu günlere doğal yapılarıyla, korunarak geldiler,fakat son 60 yılda insanların daha çok para kazanma istekleriyle göllerin doğal yapılarına yapılan müdahalelerle yok edildiler /yok edilmekteler.Akşehir,Avlan,Karagöl ve daha nicelerini sayabileceğimiz onlarca doğal göller yok edildi para kazanma projeleriyle. Doğal sulak alanlar tüm canlıların yaşam alanlarıdır,yaşam onlarla var olmuştur.Marina vb. planlama ve projeleri yapay alanlar tasarlayarak planlamalıyız. Ekoloji ve ekonomi uyum içerisinde olmalıdır.

Eğirdir Gölü, Burdur Gölü, Uluabat Gölü gibi doğal göllerimiz biyolojik çeşitlilikleriyle dünyanın doğal zenginlik müzeleri olan tatlı su üretim kaynaklarımızdır ve hızla tüketilmektedirler, günümüzün en önemli ilgi konusu olan su ve besinin kaynağını oluşturan sulak alanlarımızın korunması ve gelecek kuşaklara en sağlıklı yapısıyla iletilebilmesi kuşkusuz bir ulusal güvenlik konusu olmalıdır ve göz ardı edilmemelidir. Eğirdir Gölü’nün suyunu hoyratça ve bilimdışı kullanmaktan, gölün suyunu Antalya’ya taşıma düşüncelerinden, Burdur Gölü’ne Ak Denizden deniz suyu getirmekten, Uluabat Gölüne Marmara Denizinden deniz suyu taşıyıp (bu insanın kanının kendisine uymayan kanla değiştirilmesi gibi bir şeydir) oraya iyi para getirir düşüncesiyle Marinaya dönüştürme düşünce ve projelerinden vazgeçelim, “ ulusal deyişlerdeki gibi; son bitki,son balık da kalmayınca para yenmeyecektir”, bilmeliyiz ki PARA HERŞEY DEĞİLDİR. Kısacası doğal olanı yapaylaştırmaktan ve doğayla doğalın aleyhine olacak müdahalelerden vb düşüncelerden vazgeçelim artık.
Uluabat Gölü gibi biyolojik çeşitlilikleriyle dünyanın doğal zenginlik müzeleri olan tatlı su üretim kaynaklarımız hızla tüketilmektedir,su ve besinin en önemli ilgi konusu olduğu günümüzde; sulak alanlarımızın korunması ve gelecek kuşaklara en sağlıklı yapısıyla iletilebilmesi kuşkusuz bir ulusal güvenlik konusu olmalıdır ve göz ardı edilmemelidir

Tarih:22.12.2010
Güncel yazının Devamını Okumak için Tıklayınız... Bu Yazı 7235 kişi tarafından okunmuştur.

Google Grupları
E-posta: Bu grubu ziyaret et
Tüm Konu Başlıklarımız
ilgili Etiketler
BeyşehirGölü Bursa EğirdirGölü Ekoloji ErolKesici GÖLLER Marmara NiluferBel Ramsar SüleymanDemirelUni UluabatGölü



Yorumlar

Doğayı aç kapitalistlerle görgüsüz fedoller, fundamantalistler yok ediyorlar, diğerleri de seyrediyor. ( Secaattin Elikçi )

Adınız:
   
   
Yorumunuz:


En çok okunan makaleler
Son makaleler
SOSYAL ve ÇEVRE MUHASEBESİ ( 15876 ) Devamı
BAFA GÖLܒNÜN BALIKLARI NEDEN ÖLÜYOR ( 11244 ) Devamı
22 Mart 2011 Dünya Su Günü ( 8633 ) Devamı
Kelebekler Vadisi, 'kelebeklerin ada ülkesi' ( 8585 ) Devamı
'Marmara depreminde kaç kişi öldü? ( 7921 ) Devamı
Zeytin alanında altın yolculuğu ( 7747 ) Devamı
Doğal Alanlar Yaşam Alanlarımızdır, Dünya Mirasıdır ve Bizlere Emanettir ( 7235 ) Devamı
Dünya Sulak Alanlar günü ( 6984 ) Devamı
Bütün sorunlar bahçede çözülür ( 6449 ) Devamı
Türkiye'nin Beypazar devrimi..! ( 6283 ) Devamı
Prof. Dr. Güniz AKINCI KESİM - DOĞADA ÇÖZÜM BEKLEYEN YARALAR… ( 6211 ) Devamı
800 Yıllık Pazar ( 5978 ) Devamı
Dr. Arpat Özgül 'Marmot'un Gözüyle 'İklim değişikliği ( 5409 ) Devamı
Yaşar KEMAL - Doğaya düşman olan bir ülke olduk ( 5331 ) Devamı
Engin GÜNEYSU - Hasankeyf ( 5153 ) Devamı
Oraya da otel olmasın! ( 2274 ) Devamı
Çarşı Geyve'de katliama karşı ( 2474 ) Devamı
Petrol önemli de su önemsiz mi? ( 2112 ) Devamı
Her şey eşit ve adaletli olacak ( 2895 ) Devamı
Orman 100 yılda olur ( 2321 ) Devamı
Bizi sıcak ve kurak bir yıl daha mı bekliyor? ( 1536 ) Devamı
Sosyal belediyecilik ( 2179 ) Devamı
Dostlar alışverişte görsün! ( 2008 ) Devamı
Gala Gölü ( 2349 ) Devamı
İstanbul Betonlaşmadır ( 2967 ) Devamı
Buğday mı yenir, kömür mü? ( 2411 ) Devamı
Ortada ÇED yok nükleer santral için çalışmalar sürüyor ( 2170 ) Devamı
Çerkezköy Organize TÜBİTAK’a ‘kirlilik karnesi’ hazırlatıyor ( 2260 ) Devamı
Barış için Hasankeyf ( 2093 ) Devamı
Termal terapiyi etkili kullanmak ( 2625 ) Devamı


Su Bilgi ve Yaşam
Flag Counter